Fransa ilk bankası
Fransız bir.vatandas parası çoktu bu para yetmiyordu zaten dolandırıcı idi fakat herkes guveniyordu para parayı biriktirir düşündü banka için bir şube açtı dürüst banka ilkemiz güven ve kazan yazıyordu önce herkes güldü sonra herkes düşünmeye başladı önce bir kişi geldi iki bakır bıraktı yarın üç bakır aldı banka sahibi kurnazdı sonra herkes gelmeye başladı bir zaman sonra kazanç düştü sonra bir yer daha açıldı o ikna edemedi herkes ilk bankacılık konuşuyordu banka sahibi fransada lider oldu güvenilir adam arıyordu bir zaman sonra kredi verme fikri geldi insanlar peşinden gidiyordu dükkanlar onun ismi ile tabelaya yazıyordu her yerde idi fransa ticareti ondan soruluyordu sonra düşündü ilk banka açınca güldüler şimdi fransa kraldan daha çok gücüm var dedi ve şunu anladiki para sadece kazanması kolay olan umud satmaktı ve sonra ogun şu sözünü düşündü insan madeni para gibiydi dünyadan bir isteği olmayana önemsizdir baskasi için ise her kuruşun önemi vardi bir evliya yanına geldi dedi yaptığın işten memnunmusun dedi oda tabii dedi sende gel sana yüksek kazanç veririm dedi evliya şunu dedi para ile sadece satılık olanı satın alırsın ben paraya önem vermem kabul ediyorum para olmadan yaşam olmuyor genede para hersey değil adam dediki para ile Fransa kralından güçlüyüm ama senin gözünde bir değerim yok demek gerçek güç buymuş kral sonra zorla aldı bankayı ve devlet bankası oldu bunu yazan bir.solcu derki ilk özel teşebbüs ile olsada belki devletcilik için yeni bir fikir gerekiyor ve bu bankacı halini anlayıp ona derdiki bunca zaman sen dolandırdın şimdi devlet dolandiracak olmuş uzulme sanada bunca emeginden bir iş veririler
Venezuela
Güney Amerika sosyalist kuşak abd istedi öyle olunca müdahale yapabilirdi kukla rejimler yaratıldı maduro ona bu tutuklanma olacak dendi kabul etti kukla başbakan abd tarafından esir değil maduro şimdi tatilde sefa sürüyor solcular ayakta hersey oyun bunu ispatlamak zor
Para nasıl bulundu
Bir satıcı değiş tokuş ile ticaret yapılıyordu biri dedi bunla ticaret yap bana biraz bundan ver dedi sonra adam herkese böyle davrandı sonra düşündü bunun yerine bana çok beğendiği demir parça istedi sonra başkası bu demir parçasını birşey ile değiş tokuş yaptı sonra baktıki bu demir parçası değeri var bir zaman sonra bu demir parçasından çok yapıp sattı sonra bunu duyanlar bu demir parçası yapıp sattı bir zaman sonra çok demir parçası olan her istediğini alıyordu bunu duyan yöneticiler bu işe el atıp bu demir parçasını biz üretelim dediler
Bir önder
Yer afrikada bir ülke susuzluk var fakirlik var biri yürüyordu dinine bağlıydı hepsi dinsizleri suçluyordu bugünde ibadet ettim diye düşündü mutlu huzurlu idi bir otobüse bindi mutsuzdu geleceğinden kaygiliydi iş yerinde onun gibi dindar biriyle konuştu arkadaşı Allah böyle istiyor dedi birden düşündü başka ülkelerde ne bizim fakirlik yada susuzluk var bir aklına şöyle bir durum geldi benim ettiğim dualar benim dini önderimi sarayda oturmasını sağlıyordu yolda yuruyordu cebinde para yoktu herkes açlık içinde idi sonra dedi Allah neden bu yasamin iyi olduğu ülkelerde bereket veriyordu bize neden görmüyordu bizim ne kötülüğümüz vardı sahil kenarına geldi engin bir okyanus vardı keşke bu okyanus bize ekmeğimizi versede neden başka ülkelerde bizim dertlerimiz yoktu bu suçlu kişi kimdi suçluyu arıyordu bu okyanus onu dusundurdü dalgalar ona mutlu bir gelecek vaat eder gibi huzurlu geldi sahilde yürüdü fakirliğe lanet etti cocuguda buraya geldi baba oğul yürüdüler oğul okyanusun güzelliğine hayrandı eve gittiler bir ogul okuyordu okudu ülkeye önder oldu bir çok şeyi değiştirdi sonunda da ülke dertleri bitti heykeli yapıldı her yere sonra başka heykel olmadı nedeni belkide iyi bir ülke yaratmıştı o genede benden sonra iyi insanların belkide daha iyi olmasını istedi genede hiç unutulmadı sahte bir kahraman değildi afrikanin böyle bir kahramanı oldu mu olmadıysa nedeni şuydu beyaz insan nasıl sömürüyorsa siyahileri siyah olup beyazlara benzemek isteyenlerde aynı yolu takip ediyor
Hitler
Hitlerin hayatı birgun tam anlatilir
Hitler kara ormanda gezer bir ağaca gamalı hac çizer karnı açıkır bir roman kız gelir elma vereyim der roman diye istemez ormanda kaybolur tekrar başka bir roman kız gelir elma vereyim der gene roman diye istemez bir Alman görür yiyecek ister vermezler sonra derki bizim bu kadar kötü bu romanlar bukadar iyi Almanları yüceltem romanları kötüleyem o gördüğü Almanlarda fransızdı onun Alman olduğunu anladığında yardım etmediler
Napolyon
Napolyon aya kilise yapmak ister oraya nasıl varılır diye düşünüyordu hiçbir şekilde gidilmezdi bir yardımcısını çağırdı aklındakini anlattı anlatırken gözleri yaşanıyordu dinledi gülümsedi siz isterseniz olur efendim dedi napolyon hesap yapıyordu bu imkamsızdı bir den koltuğa oturup düşündü bu imkansızdı yani istediğim herşeyi alamam dedi ve başka birimin yapmasını yaratıcıdan diledi napolyon aya baktı oy ona gülümsüyordu napolyon düşündü verdiğim her emir gerçekleşmez ama anı olarak hatırlanır belki
Munzur dağına düzgün babayı içindeki ses yönlendirdi
Düzgün baba
yiğit girmiş bir yola o yol çetinmiş kendini iyiliğe adamış ama nereye gitmeli kime ne demeli ararken munzur dağını duymuş oraya gitmeliyim yüreği çarpıyormuş kendini mutlu hissedecekti tek isteği kendi değil başkalarının mutlu olması munzur dağı kapısına dayanmış gördüğü şeyler onu korkutmuş sonra birden yüreği çarpıp bir adım atmış yüreği dahada çarpmış yaklaşmak insanı korkuturmuş ama yaklaştığında bir melek çıkmış kendisini beklediğini söylemiş yiğit beni neden tanıyorsun demiş melek biz herşeyi biliriz demiş içeri girmiş içeri korkutmuş bir çok melek geziyor ama korkuyormuş hepsi seni bekliyoruz demiş yıllardır gelmeni bekliyoruz ama benim geleceğimi neden biliyorsunuz demiş melekker sen beklenen mesihsin ama farkında değilsin ruhun dünya yada ahirette senin kadar güçlü biri yok bütün dünya sana Allah gibi tapacak çünkü bu Allahın isteği
Allah senin baban oldugu ve senin gibi birinin ona şiir ve şarkı yazmasını istiyor onun oğlu olup onu gururlandıran istiyor sen bu yola kendi girdin ama o yolu sana biz tarif edeceğiz melekler olarak sadece bize güven hayatına normal devam et Allah sonsuza kadar senin onun oğlu olmanla gurur duyup dünya ahirette herşeye senin sözün geçecek düzgün baba ölene kadar sevildi Rabin isteği buydu düzgün baba yı kendi halkına birseyler ögretmesini istedi ve adı sınırlı kaldı
Maximilien Robespierre
Yani Gündoğan o zamanda onun gibi insan yoktu kimsenin düşünmediği bir sürü fikir söyledi kerametide vardı Gündoğan gibi ispat edemedi sonu ölüm bile olsa dürüst kaldı peygambwr oldugunu ispat edemedi Rab boyle istedi Gündoğan gibi Maximilien Robespierre Fransız devriminde önceki yaşamımda vardım biz kralın kendini değiştirmesini istedik sonunda kral gitti Fransız devrimi yokluk içinde oldu halk açtı kral çevresi rahattı Gündoğan alt gurur tabakadandı önce insanlar aç olduğu için saraya karşı çıktı emirlere Gündoğan da insanlar tarafından seviliyordu kral bunu bildiğinden ondan yardım istedi Gündoğan kabul etmedi kralın kendinu değiştirmesini istedi kral kızdı Gündoğan saklanmak zorunda kaldı bu fakirliğe isyan edenler Gündoğanın yolundan gitti evlerde toplanılıyor Gündoğan konuşuyordu o zaman da öyle Gündoğana ihtiyaç vardı sonun toplananlara sayısıyla isyan çıktı Gündoğan bir grup insanla krallığı ele geçirmeye kalktı çok kişi olduğunu görünce vazgeçtim geçti kaçın dedi dahada insan toplanınca krallığı elegeçirdi sonu ölüm oldu komik olan Gündoğan 6000000 yıldır dünyada ve medeniyeti o kurdu birgun bu Fransız.devrimi yapan Gündoğan tam giyim kusamı anlatılır
Sokrates
Gündoğan sokrateste olsa Sokrates iyi temizli kalpli biriydi oda iftiraya uğradı kötü şeyler yaşadı bunların etkisiyle saçları Gündoğan gibi dökülmüştü
Yazı yazmak güzel geliyor isteğim insanları etkilemek birde böyle yazayım istedim
Sayı
İki sayısı yaratilinca devamı nasıl olacaktı bir zaten yaratıldı sıra ikiye geldi iki aniden bir sorgulama yaptı tanrı 2 sayısı ona kendinden başkaları var fikri verdi bir melek yaratıldı 2 sayısı güzeldi tanrıyı mutlu etti melekle beraber mutlu idi tanrı birden 3 düşündü yabancı gibi geldi aslında ne gerek vardı 3 yaratilinca bir melek daha yaratıldı tanrı baktiki gittikçe kalabaliklasiyoruz 4 yarattı ve bir melek tanrı anladıki yaratmanın sonu yoktu ve sınırsız bıraktı sonra yaratabildigi kadar melek yarattı şimdi bunu okuyanlar belki bir sayıda biziz gelgorki bir sayı olmak yerine iyi bir insan olup dünyayı güzelleştirelim şuda bilinsin sayıların bir anlamı yok iyi insanda hepimiz değerliyiz
Yazı nasıl bulundu
Biri düşünüyordu sözlerin yetmediğini düşündü haberleşmenin gerektiğini anladı sonunda bir çizik attı dediki bunu götür o ne demek istediğimi anlar sonra ayrıntıları düşündü çizikler arttı sonra daha ayrıntı dedi bu durum yazıya kadar gitti o kişi bir zaman sonra bütün kelimelere bir çizik atıyordu daha sonra bu bulduğunu paylaştı yazının icadına gitti
Ermeni Azeri
Ermeni askeri koşuyordu karşıdan bir Azeri askeri vardı ikiside korkusuzdu ikiside bir birine düşmanlıkta başka bir şey düşünmedi ikside ikiside silahı calışmadı Azeri askeri ayağı kaydı tepeden düşme durumundaydı ermeni gülüyordu birden ermeni askeri toprak kaydı oda uçurumda düşme durumundaydı birbirlerine zarar vermeye çalıştılar sonra anladıkları beraber olurlarsa ancak böyle kurtulacaklar beraber olup kurtuldular vedalaşıp ayrıldılar evlerine varmış ikiside düşman dediği canını kurtarmıştı olanı kimseye anlatmadı ikisi ama hep yaşadığı için minettardı diğerine
Bilgisayar ögrenmek
Gündoğan derki bilgisayarı reklamda görmüştüm kemal sunalın e kolay reklamı mause neden oynatıyor demiştim lisedeyken bilgisayar dersi aldım bir bilgisayara 3 kişi vardı biri klavye onda birinde mause biride ekrana bakıyordu
Cam ağacı
Hz isa yıllar sonra Avrupada idi haçlı seferi ile kerameti var diye ve hz isa olabilir düşüncesi ile krallar onu konuşuyordu. Avrupaya gitmeye karar verdi Almanyaya gitti herkes hz isa konuşuyordu o saskindi herkes beni konuşuyor fakat az bildiği lisan ile anlamsamadi sonra Rab ona konuşturdu alman dilinde saskindi ben ne konuşuyorum Almanya galeyana geldi kerameti şahit olunca baktığın zaman pek uymuyordu nedeni şeytanı inkar ediyordu şeytan iyi biri oldu diyince papazlar kızdı bu kafir dedi ne dese inandiramadi kerameti var ya tutuklayamadilar o uzgundu Avrupa hz isa diyor fakat kimse inanmiyordu sonra onların eğlencesine bakıp daldı bu nasıl işti hz isa aralarında papazlar şeytan iyi biri oldu ise biz ne yaparız diyordu hz isa dediki İslam adetlerini anlattı hilali sevdiklerini almanlar onu sevmedi bu ajan mi yoksa bizle dalgamı geçiyor diyordu o zaman dediki şeytan uzugundu bir ağaç yapılıyordu hz isa için o ise ağlıyordu bana inamiyorlar noel ağacı süslendi fakat o genede ağlıyordu inanmıyorlar bir zaman sonra adı sahtekara çıktı sonunda kalmayı kabullendi gene anlattı kimse inanmadı cam ağacı onun göz yaşı oldu aktı genede kimse ona inanmadı Rab derki hz isa şimdi isranbulda iki seçenek var onu dinleyin size huzur ve mutluluk versin yok derseniz belki bir dahaki sefere
Harput kalesinde bir esir
Zincirli duruyordu bulunduğu topraklarda yaşayan biri idi iftiraya uğramış ispat edemedi bir gardiyan geldi yemek su verdi kendine geldi haksız yere tutuluyorum dedi gardiyan güldü gardiyan gitti başka biri geldi ben inanıyorum dedi ama yardım edemem dedi aradan uzun zaman geçmiş mahkum bağlıydı o zamanın yöneticisi gelmiş suçunu kabul et sana bu kadar kırbaç ceza verelim özgür ol mahkum adımı kirleneceğine ölsem daha iyi dedi diğer iki mahkum yanında idi biri ona inaniyor diğeri inanmiyordu ikiside yöneticiyi fikrini aynı zamanda söyledi yönetici şaşırmış ne diyeceğini bilemedi kavga çıktı mahkum içindi bu kavga yönetici korkmuş yere kapanmış sonunda diğer askerler geldi yönetici kendinde değil ikiside o yaptı dedi deme nedenleri ikiside korkuyordu bu yönetici için canını verirlerdi yönetici kendine geldi ikisinide tutuklayın dedi neden dediler birine benim sözümü cignedin diğerine benden önce konuştun bana saygı duymadın dedi zindan bu üçlü zincirle bağlı idi bir zaman sonra yönetici bıktı üçüne kırbaç cezası dedi üçüde çıktı kendilerine geldiler daha sonra yönetici bir gün bu üçüne dedi neden hala burda geziyorsunuz dedi üçüde biz toprağı seviyoruz dedi yönetici dediki bu üçüne iş verdi gardiyanlik ikisi mutlu diğeri mutsuzdu kabul etmedi zincirlediler olanlar gene tekrar etti yine ücü zincirlendi sonra ciktilar yönetici ucunu gene gördü size artık birsey demeyeceğim dedi ve dediki siz sadece bildiğiniz işi ben bildiğim işi yapıyorum
Köle
Bir peygamber esir düşmüştü uyandığında geminin alt tarafında kürekleri yanında idi biri bağırıyordu şaşırdı ona küreye sarıldı susamisti sudan başka birsey yoktu istemeye hakkıda yoktu gemi nereye gidiyor bilmiyordu belki kırbaç olmasa daha kuvvetli olacaktı diyemezdi ben peygamberim bana neden bu zulüm var bir zaman sonra fırtına çıktı gemi savrularak gidiyordu uyku nedir bilmiyordu yanındaki numara yapıyordu kürek çekiyor diye birsey belli etmedi adam bir zaman sonra bu güçlü diye zayıf biri yanına oturttular peygamber nasıl kurtulurum derken zincirlerin gevşek olduğunu anladı şans bu onun gibi için bir fırsattır bir hafta sonra zincir çıktı yerinden isyan başladı diğer mahkum zincirleri çözülünce isyan bir anda bitti şimdi korsanlar esir olmuştu sonra karaya inip hayatına devam etti gemide esirlerde kalmış herkesi memleketine bırakıp gemiyi yakmayı düşündüler peygamber indi aklı gemide idi bir daha korsanlar ele gecirmesin diyordu tekrar bir gemiye bindi gene aynı korsanlar gemiyi elegecirdi onu tanımadılar gene isyan çıkardı gene gemiyi elegecirdi birden güldü aradan uzun zaman geçmiş gemiye bindi gene korsanlar gemiyi elegecirdi gene onu tanimadilar yine gemiyi elegecirdi sonra düşündü ve dediki hersey bu deniz gibi sessiz bir o kadar hareketli
Ermeni gibi dusunmek istiyorsan kendini onun yerinde düşün
Osmanli zamani arkadslarim cepheye gidiyor dönmüyor ben ise isime devam osmanli bir kural koymuş ben koymadim bu kuraliki bana soruyorlar dogru zengin oluyordum ben devletin dedigini yaptim belki bazi muslumanlar diyor benim oglum askerde o buralarda geziyor bir tane fakir kalmis turk evine erzak gotureyim dedim kadin sevindi saol dedi icinden kizardı anliyorki iyi insanmis ara sira gelip parada verirdim savas bitti oglu gazi olarak geldi uzuldum haline yanimda iş verdim calisiyprdu yapabildigi kadar zaman ilerlemis varlik vergisi cikti ne yapacagimj bilemedim herkes biz zengimlere kotu gozle bakiyordu bu aile bizi korudu parayi is yerine satip parayi bana verip uzaga gittim onlar issiz kaldi kim bu gaziye iş verir yolum abd yw dustu bazen hala dusunurum biz zengindik diye kizginlardi hep nara attilar şimdi zengin onlar oldu turkiye daha iyi bir uljemi olur abd de kendi hayatimi kurdum genede benim memleketim istanbul du derdim eger ben ermeni olsaydim … siz düşünün
Ying yang
İki insan vardır biri adi ying diğerinin adı yang çok iyi insanlardı ikisi ayrı şehirlerde yaşıyordu ying iyi bir insandi birçok prens tüccar onunla evlenmek istefi kabul etmedi yang güçlü kuvvetli akıllı idi ayrı sehirlerdevun yapsada sonunda birbirlerini duyarlar ying yang ın kasanasina gelir onu görmek ister karşısında yang ilah sanir diğerleri gibi yang ise umursamaz sonra yang yeni projeler peşinde şehiri için çalışır ying onu takip eder yang iyide olsa evlilik istemiyor sonunda yang başka bir şehire gider yardım için orada çalışır ying nereye baksa onu arar tam vazgeçtiğinde onu karşısında görür ying uzaktan gülümseyerek bakar yang olmaz der sen bana göre değilsin ben hem vefa hemde merhamet duyacağım kişiyle evlenirim ying üzgün şehrine doner yang bu söylediğinden pişman olur onu arar bulamaz ying kötülüğün sembolüdür ying bu ret ediş onu kötülüğün sembolü yapar neden şu iyilik için birinden vazgeçtiği içindi yang ise merhamet duymadigi biri ile evlenmek istemesi onu iyiligin sembolü yapar zamanla ying ve yang birbirlerini tamamlaya bilirdi kavuşmadiklari için olmadı bu iki kavram mitolojik olsada burdan gelir
Gundoğan herkes bir hikaye soyluyor buda bizim hiyakemiz derki Van Gölü canavarı bir zamanlar bir ejderha yaşardı ejderha insan avlardi bir insan yaklaştı canavar dur diye bekledi insan güldü ikisi aynı şeyi dusundu birbirlerini avlamayi ejderha yaklaştı kayiktaki genç kaçmak istedi canavar önünü kesti genç suya atladı canavar ateş puskurtuyordu genç dibe daldı canavarda peşinde bir manevra ile genç ejderhanin sırtına bindi ejderha saskindi nasil kurtulurum dedi genç güçlü biriydi ahali toplanmış Van Gölü canavarına bakıyordu Allah Allah diyorlardı ejderha yoruldu konuşmaya başladı ne istiyorsun dedi genç buralardan git insanlara yaptigin zalimlik bitsin dedi canavar tamam dedi halk halaya durdu 40 gün eglence yapildi canavar gitti genç unutuldu şimdi canavar konuşuluyor nerede diye olması ayrı dert yokluğu keşke olsaydı zihniyeti ayrı dert
Şahmaran hikayesi
Gılgamışı seven biri vardi Gılgamış devlet işleri ile uğraşıyor onu görmüyordu kiz kendini öldürmek istedi Rab üzüldü o seni gormez o insanlara iyilik yapmak istiyor gözü seni gormez bir melek bu kızın yanına geldi onu sevme o sana göre değil beni sev dedi kız olmaz dedi melek farklı şekillere girdi ikna edemedi gılgamış gok boğasını yenince boga sana bir haberim var seni seven bir kız var bir melek onu kandırmaya çalışıyor şimdi seni ben yenmesemde şimdi o kız kandırıldı kötü oldu senki bunu kabul edebilirmisin gılgamış ve enkudi üzüldü kızın peşine düştü sonunda buldu kız ağlıyordu gılgamış uzgundu rabta üzüldü bir yılan geçti kiz keşke bir yılan olsaydım dedi bir melek güldü bir melek ağladı kızın bir göz yaşı yılana geldi kiz içinde bir ağrı hissetti degisiyordu ve bir şahmaran oldu sürünerek bir kuytu buldu gilgamis bu hale çok üzüldü onu aradı heryerde bulamadı bir melek yanına geldi şunu dedi gılgamış seni unutmadı o farkında degil ne olduğunun hala seviyorsan onun gelmesini bekle dedi bekledi gılgamış uzungü onu aradı sonunda buldu devamı sonraya
Newroz yeni gün anlamı
Demirci kaza demire vuruyor bu kürt halkı kurtarmak için öfkesi vardı elbet kurtuluşu düşündü zalimlik bitecek gene halay oynayacaktı zalim kral dehakta şunları düşünüyordu geçmeyen hastalık için bu çevredeki insanların eti yemek acaba beni iyileştirimi bir çare arıyordu hastalığa insanlar çocuklarını vermekten bıkmış analar üzüntülü idi demirci kava tek başına bir ise girişti dehak öldürmek saraya girip dehaki öldürüp halkı kurtarmak sonra köylülere anlattı yapacağını ve bir ateş yakacağını eğer ateş yanarsa biljiki dehak öldu demire vurdu sonunda hazırdı gece olmuş dersin sarayına girdi muhafızlar onu göremedi ayağı kaydı yere düşecekti oda şaşırdı acaba tanrımız yardım mı ediyor yoksa ben çok mu şanslıyım dehak uyandı onu karşısında gordu demerciyi tanıdı korktuğunu belli etmedi onu koruyan çeşitli milletlerden askerler vardı bir Moğol askeri ve bir turk çekik gözlü ona dehaki öldürmesine engel olmak istedi demirci kaza ikisinin kılıcını kırdı kawadan korkmaya başladılar bir asker geldi benim yapacağımı sen de yapmak istedin o zaman sen yap dedi dehaki kaçtı birden askerler içeri girdi dehak kava öldürdü nasil dehak odasından kaçarken kawa kılıcını fırlattı ve öldü sonra bütün askerler bunu görünce savaşmayı bıraktı oradan biri kral oldu yeni kral benim dedi sonra kawa ve diğerinin gitmesini kibarca istedi kawa bir şart koştu bir ateş yakmayı öyle giderim dedi ve ateş yakıldı köy bunu görünce halaya durdu ve hersene bu hatırladı ve kawa onun turk olduğunu öğrenince bu adet turklerdede kutlandı daha çok kervanlar nedeniyle
Bir Osmanlı askeri cigara yakmış içiyordu pencereden çöle bakıyordu ana doluda bir türkü söylüyordu birden bir karati gördü araplar saldiriyordu saskindi birden iyiler mi kötüler mi düşündü onemsemedi birden aklına raks geldi kadın geldi sonra köle kadınlar uzuluyordu hallerine araplar önce olmaz bunlar bizim din kardeşimiz dedi tren gitti aradan bir zaman geçti bu asker gene trenle gidiyordu sonra tekrardan ile suriyeye dönmüş tekrardan kutsal topraklara gidiyordu gene araplari gördü bu sefer tuhaflık sezdi araplar ateş ediyordu Allah Allah askerler ise Allah Allah diyordu sonunda tren devrildi bu asker bunca Arabi yenemeyeceği lz dedi asker hemen arab elbisesi giydi onlardanmis gibi davrandı sonra herkes mutlu iken oda mutlu gibi durdu kimse sormadı sen kimsin adam yürüye yürüye çölü aşıyordu bir at almıştı çölü aşıp birliğine döndü bir daha gitmek istemiyordu